Cuma, Nisan 30, 2010
Pazar, Şubat 21, 2010
Başbakan, Bu Adamı Partinden At!

AK Parti Milletvekili Avni Doğan, Ergenekon'a mensup kişilerin 40 sene boyunca halkın belirli kesimlerini fişlediğini öne sürdü. Doğan "Şimdi biz onları fişliyoruz, sıra bizde" dedi.
AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Avni Doğan, Kahramanmaraş Belediyesi Meclisi tarafından mahalle yapılan, ancak itiraz üzerine Danıştay kararı ile yeniden belde statüsüne kavuştuğu için 7 Mart'ta belediye başkanlığı seçimi yapılacak olan merkez Karacasu Beldesi'ndeki partisinin seçim bürosunu ziyaret etti.
Burada bir konuşma yapan Doğan, “''Onun için biz desteğinizi istiyoruz. Türkiye'nin Ak Parti'ye 10 sene daha ihtiyacı var. Her yerde, Karacasu'da ihtiyacı var. Türkiye'de ihtiyacı var. Eğer biz birazcık tökezlersek bu Ergenekoncular falan bu defa çok kötü intikam alır halktan. Bu memlekette kimin kızının başı örtülü, hepsini fişlemişler. Kimin çocuğu İmam Hatip'e gidiyor hepsini fişlemişler. Kim muhafazakar, kim Ramazan'da oruç tutuyor hepsini fişlemişler. Eee şimdi biz onları fişliyoruz. 40 sene onlar bu halka yaptı, inşallah sıra bizde. Yapmaya çalıştığımız bu arkadaşlar'' dedi.
Hükümet olarak iradeleri dışında kimsenin hiçbir şeyi kendilerine yaptırımayacağını söyleyen Doğan, şöyle konuştu: “Ben bir müteahhitle aynı masaya oturup bir çay içmedim. Eğer siyasetçiler, vekiller, belediye başkanları, zenginlerden yardım almaya başlamışsa iş bitmiş. Bizi konuşturmasınlar. Bizi konuştururlarsa laf bitmez. Yahu hükümet biziz. Yapılan her şeyi biz yaparız. Bizim istemediğimiz şeyi de kimse yapamaz".
Etiketler: isyan
Perşembe, Şubat 18, 2010
17 Şubat 2010'u Hiç Unutmayacağım
-Özal ile birlikte 1982-1990 yılları arasında milli gelir %66 arttı ve birileri DEMİREL'i pompaladı
-1995-1998 Yılları arasında Türkiye, sadece 3 yılda %23,4 büyüdü. Allah korusun, on yıl içinde %100 büyüme tehlikesi vardı ve hemen 28 ŞUBAT süreci yaşandı
-2001-2008 Yılları arasında Türkiye %49,6 oranında büyüdü, sonuç KAPATMA DAVASI
2009-2010 EYVAH! Türkiye krizi atlattı ve bütün dünyayla barışık biir şekilde zenginleşmeye
ve demokratikleşmeye koşuyor; sonuç CÜPPELİ MOLLALAR İŞBAŞINDA!
17 Şubat 2010'u hiç unutmayacağım, çocuklarım şükür farkında, hatta 78 yaşındaki validem bile anladı, torunumun da anlaması için elimden geleni yapacağım!
Etiketler: isyan
Cumartesi, Şubat 13, 2010
Bir Genel Kurmay Başkanı...
-Öyle bilip bilmeden "bu boru" diye sallamaz. Önce konu hakkında kendisi rencide edilmeyecek biçimde bilgi sahibi olur. Kendisini yanıltanlar olduysa da, bunun hesabını vermelerini sağlar.
-Islak imza komedyası yaşatmaz. O kişi eğer halk nezdinde şaibeli durumdaysa, görevinden alır ve yargılanmasını sağlar, korumaz. Koruması gereken bu halktır.
-"O ıslak imza şimdi bize de gelecek" gibi bir cümle kurmaz! "Sizinki" ve "bizimki" gibi farklı kurumlar mı var? Siz başka bir ülkede mi yaşıyorsunuz? Yoksa, sizinki Türkiye Cumhuriyeti de, bizimki "negro" cumhuriyeti mi? Ne demek istiyorsun paşa? Memleketi iki parçaya ayırdın da, haberimiz mi yok?
-Geçmişte ordunun yaptığı darbeleri, cinayetleri, akim kalan darbelerini, ordunun içinde de her kurumda olabildiği gibi çürük elmalar olduğunu bilir ve halkına güven verir, bu kişileri orada ba-rın-dır-ma-ya-ca-ğı-nı söyler ve bunun ardında durur.
-Yargıyı etkileyen genelkurmay başkanları olduğunu bilen bu halkı rahatlarır ve geçenlerde konuşan amirali ikaz eder.
-"Parlamento, referandum yoluyla, demokratik süreçleri işleterek üniter yapıyı değiştirmeye karar verirse "Türk silahlı kuvvetlerinin bunun yanında olmayacağını söylüyorsun. Sen başka bir ülkenin Genelkurmay Başkanı mısın? Ya da genelkurmay başka bir ülke mi? Kimin adına konuştun? Ben vatandaşım. Benim adıma konuşamazsın! Silah zoruyla yaptırdığınız yasalardan mı kuvvet alıyorsun? Bak, adıyla müsemma "silah zoruyla yasa", o da önünde sonunda değişecek ve demokratik bir Anayasa olacak. Benim adıma konuşma paşa! Sana verdiğim görevi yap! Ve, lütfen, onu da iyi yap. Çünkü günden güne "Eyvah, benim ordum nereye savruluyor? Acaba beni düşmana karşı koruyabilecek yeteneğe sahip mi?" diye endişelenmeye başlıyorum.
-"Açıklarım haaa" öcüsüyle bizi korkutmaya kalkışmaz, çünkü korkmuyoruz.
-Taraf gazetesini üstü örtülü olarak tehdit etmez, çünkü doğru olduğunu savunmada; "vay şerefsiz", "alçakları tanıyalım" gibi başlıklar atmadan sadece ellerine geçen bilgi be belgeyi yayınladı, savcı da gereğini yaptı. Biz de böyle habercilik istiyoruz. Genelkurmay halkın geldiği noktayı görür ve başını kuma gömmez.
Bak paşa, Büyükanıt "sözde muhtıra" verdi, ağzının payını ilk seçimlerde aldı. Biz sizin ikide bir dövebileceğinizi zannettiğiniz maymunlar değiliz! Yeter artık! Siz ne derseniz o olmaz, biz ne dersek o olur! Bunu kabul edin ve bize silah elinizde kükremeyin! Sıkıldık artık. Çok fazla yüz göz olundu. Bari susun, sizden beklediğimiz gibi içinizdeki çürükleri ayıklayın ve biz de hakettiğiniz saygıyı gösterelim.
Ha, bunu da askere gözdağı gibi alma; orası bizim evlatlarımızı gerekirse şehit olmaya gönderdiğimiz ocağımız, biz haddini bilmeyen gözdağı veririz, işini yapana değil.
Bu afra tafraların kendini "devlet adamı" gibi görmenden kaynaklanıyor, biliyoruz. Ordumuzun eğitim sisteminde askerin kendini herkesten üstün görmesi gerektiği gibi bir kompleks olduğunu biliyoruz; ama, bunun böyle olması, bizim de bunu onayladığımız anlamına gelmiyor, çünkü biz vermedik size o payeyi, siz kendi kendinize verdiniz.
Poliste şaibeli olanlar kendi kurumu tarafından derhal gözaltına alınıyor, bu da onlara güvenimizi arttırıyor. Bu da sana örnek olsun paşa.
Bir şeyi anlayın artık, biz ana-babalarımız değiliz, geçti o devirler. Beni birileri öldürse ne olur, ben bunu kendim için yapmıyorum ki, bizim gençliğimizi zaten yediniz, çocuklarımızın bizden daha uygar bir ülkede yaşaması için yapıyoruz ve bu uğurda gözümüzü bir an bile kırpmayız. Haberin ola!
Gerçekten bıktık artık ikide bir afralı tafralı konuşmanızdan. "Ağır ol da molla desinler"!
Etiketler: isyan
Çarşamba, Şubat 10, 2010
Pazartesi, Şubat 01, 2010
Perşembe, Ocak 21, 2010
Balyoz İnsin Tepenize
Evet, evet; Prof. Mümtazer Türköne çok haklı, çok doğru söylemiş; bize yeni bir ordu lazım. Bu böyle olmayacak.
Hele bir de TSKnın açıklaması yok mu? Efendim, tatbikat MIŞŞŞ...
Yahu, siz bizi hala 1950ler, 60larda mı yaşıyor zannediyorsunuz allahaşkına? Bu kadar mı salakça bir savunma yapılır, bu mu bizim kurmay zekamız?
Tatbikatta, AKPyi nasıl etkisizleştireceğinizi mi irdelersiniz, yoksa adını sadece hükümet koyarak mı irdelersiniz?
Hain gazetecilerin isimlerini nasıl koyabildiniz madem tatbikattı?
Ayrıca, işbirliği yapabileceğiniz gazeteciler listesine gözatmadan bu gazetecilerin birçoğunun adını ben bile aklımdan sayabildiğime göre, bu bildiğimiz canlı bir liste, tatbikat falan değil.
Bak asker milleti, bir konuda anlaşalım artık: Aklın yok, olsa bu kadar berbat bir plan yapmazdın, adam gibi yapardın. Cahil zannettiğin biz siviller, birkaç yabancı dil biliriz, ayda en az iki kitap okuruz, dünyayı takip ederiz, üretken, yaşamayı seven(tabi senin yaşamaktan ne anladığını bilemem, ama benimki dünyayı takip edebilmek, bahçeli ev alıp, bahçe işleriyle uğraşmak vs vs) internet kullanabilen, dünyadan insanlarla bloglar üzerinden haberleşen emeklileriz. Biz emekliyken böyleysek, düşün ki, evlatlarımız ve/veya torunlarımız nerededir.?Beş yaşında torunum ingilizce konuşmaya başladı; daha dört yaşındayken dayısına "bak dayıcığım, bu dünyada benim de bir hayatım var herhalde, değil mi?" diye kafa tutabiliyordu.
İşte asker milleti, biz artık böyle insanlarız. Darbeyle susturabileceğini zannetmek gibi bir hayale kapıldığın vatandaş, senin o elindeki silahın karşısında korkmadan ölüme gider, sen beni öldüremezsin, çünkü bütün dünyaya "kendi vatandaşını öldüren ordu" olarak rezil olur, yerin dibine batarsın.
Biz ana-babalarımız değiliz beyler, HADDİNİZİ BİLİN!!!
Evet, bu iş sizinle olmayacak! Bize yeni bir ordu lazım!
Yıkılın karşımdan, vatandaş düşmanları siziii...
Neymiş? Nizam-ı kadim out, Nizam-ı cedid in!
Etiketler: isyan
Cuma, Aralık 18, 2009
Başbuğ Paşa, Biz Aptal Mıyız?
Mehmet Altan'dan 'Yıpratma' iddialarına cevap
by prapareus
Başbuğ paşa çıkıp çıkıp yargının ne yapması gerektiği, aydınların nasıl düşünmesi gerektiği konusunda beyanat veriyor; daha olmadı, kendisini kesmediyse, bazı vatandaşları neredeyse terörist ilan ediyor!
Paşa, paşa, bu yetkiyi kimden aldın? Bana nasıl terörist muamelesi yaparsın? Ben terörist değilim! Ağzından çıkanı kulağın duysun.
Ben sana o apoletleri beni sınırlarımda savunacak askere komuta edesin diye taktım; ben sana belindeki silahı beni düşmana karşı savunasın diye verdim; ben seni her türlü modern teçhizatla bu ülkenin sınırlarını koruyasın diye donattım; ben sana ülkemin sınırlarını korumak adına evlat doğurdum! Görevini bil paşa! Bana ahkam kesme, ben koyun değilim.
Evet, peygamber ocağımıza toz kondurmayız, sınırlarımızı korusun diye evlat veririz, her türlü maddi yardıma hazırız, hiç birinden imtina etmeyiz; bizim asker ocağıyla bir derdimiz yok paşa! Bizim derdimiz, ikide bir bizi aptal yerine, koyun sürüsü yerine koymanda. Artık bizden daha çok bildiğini düşünme, ikide bir bizi senden soğutacak beyanatlarda bulunma.
Biz, her ne pahasına olursa olsun, kürt kardeşlerimizle barış içerisinde yaşamak istiyoruz; biz birbirimize karıştık, ayrılık ne seni bırakır orada, ne beni bırakır burada. Öz yeğenlerim kürt kızı. Nasıl çıkılır bu işin içinden; anlat bakalım paşa!
Paşa, yapma! Sus artık, konuşma! Bırak yakamızı, kendi siyasetimizi kendimiz belirleyelim. Sen kendi işini yap. Benim işime karışma. Benim işim, ne kadar demokrasi olacağına dair konuşmak, ona göre oy vermek.
Haydi paşa, dön işinin başına!
Sus artık, yeter, gerçekten...
Etiketler: isyan
Cumartesi, Kasım 21, 2009
Bir Askerin Değeri 2 Yıl 3 Ay 15 Gün
Benim evladım ölmedi, kendmi şanslı mı saymalıyım? Yarın ölmeyeceğinin garantisi ne?
Bunun adı askerlik, bunun adı yargı.
Analar üretim makinası, hababam doğurmalı, yoksa öldürmeye adam bulunamayacak.
Yazıklar olsun!
Etiketler: isyan
Pazartesi, Kasım 16, 2009
Millet ve Halk Arasındaki Fark Komedisi
İşte Millet ve Halk arasındaki fark budur! Yani, komedi gibi. Zinhar kimseyi aklamıyorum. Ancak, her şeye rağmen, ben de bu yargıya "Kağıt parçası" ile hüküm vermeye nasıl cüret ediyorsunuz? Bu nasıl adalet? diye haykırıyorum.
Yargıya güveneceğim! Öyle mi?
Yargıya güvendim, yeğenlerimi ayrı tarihlerde üzerime geçirip, evlat edindim. Kızımı üzerime geçireceğim dönemde evliydi. Hiç anlam veremediğimiz halde, hakim kızımın eşinin de fikrini almak istedi ve davamız başka bir tarihe ertelendi. Hakim damadımın bir itirazı olup olmayacağını soracaktı.
İkinci dava günü damadım işinden izin aldı, bir günlük maaşını kaybetti, fakat hakim, sanki çağıran o değilmiş gibi, damadımla ilgilenmedi bile.
Bu konuda ben hep bir şeyi merak ettim; bu nasıl bir mantıktır ki, ben yeğenimi evlat edineceğim zaman, üstelik de yeğenimin bundan menfaatleri olacağı gözönüne alındığında, bu husus kocasına danışılacak! Benim veya kızımın kıt aklı bunlara ermediğinden, hakim -erkek- de bizi insan yerine koymadı zaten.
Bugün kızım eşinden boşanalı iki yıl olmak üzere.
Ey hakim, cevap versene, hangi damada neyi sormak için çağırdın?
Zaten hep birşey dikkatimi çeker. Futbol sahasında adalet dağıtan şahsa "hakem" deriz. Doğrusu da budur. Diğerine "hakim" deriz. Kökeni hakimiyettir. Ey yargı, şimdi bana cevap ver: Senin misyonun ne allahaşkına ? Üzerimde hakimiyet kurmak mı? Yoksa, adalet dağıtmak mı?
Yargıya güvenmemi istiyorsunuz! Ne kadar komiksiniz. Haydi siz aklınızı peynir ekmekle yediniz, beni de mi öyle zannediyorsunuz bre hakimler?
Baştaki yazıya dönelim: Fotokopi belge nedir? Asli belge midir? Kağıt parçası mıdır? Haydi CEVAP VERİN!
Etiketler: isyan
Perşembe, Kasım 12, 2009
Onur Öymen'in Tavsiyesi Dersim Katliamı
Bu insanların neden Dersim isyanı'nı gerçekleştirdiklerini hangi devlet görevlisi açıklayabilir?
Siz açıklamasanız da, biz sizin tahmin ettiğinizden çok daha fazla entellektüeliz efendiler!
Onur Öymen'in başörtüsü konusunda verdiği demeci daha önce tercüme etmiştim bloğumda
Etiketler: isyan
Perşembe, Kasım 05, 2009
Fişlenen Sitelerin Listesi
Derhal "iki Necdet olayı" uygulansın!!!



Etiketler: isyan
Perşembe, Ekim 29, 2009
Bırakın Bu Ayakları!
Bizi hala salak mı zannediyorsunuz?
Ben ellibir yaşımı bitirdim, daha hala egemenliğin bize geçtiğini göremedim, sadece oy vermeye giden koyun sürüsüyüz biz!
Ama yemezler paşa, bitti artık tek ayak üstünde binbir suratlar.
Orduyu da beraberinde batırma! Bu işin gereğini yap ve o kurumu cuntacılardan temizle ki, sana evlat emanet edelim.
Kimsenin bayramını kutlayamam. Ordusu bu kadar pisliğe karışmış bir millet bayram kutlama hakkına sahip değildir!
İttihatçı zihniyet gümbür gümbür yıkılıyor.
Yaşasın demokrası, var ol güzel memlektim, selam olsun sana T.C. vatandaşı!
Etiketler: isyan
Cuma, Mart 06, 2009
Başbakan; Utandırma!

İnsanlara kitle katliamı uygulayan, binlerce insanın ölümüne sebep olan, binlerce kadının tecavüze uğramasına sebep olan, onbinlerin katledilmesini sağlayan, çocuklara tecavüzü dikta rejimi çıkarı uğruna destekleyen bir azılı katile, bir çocuk katiline bu kadar sahip çıkan bir ülkenin vatandaşlığı onursuzluğunu yaşamak istemiyorum. Sudan Devlet Başkanı Ömer El Beşir insanlığın yüzkarasıdır, ademiyetin utancıdır!
Davos fatihi, nerede kaldı fatihliğin?
Ben liberal demokrat bir vatandaş olarak sana iki defa oy verdim. Ve, bunu haketmiyorum.
Ankara bu ülkenin yüreğidir, aklıdır, yoludur. Ankara'nın gözü bu kadar mı döndü? Hangi çıkar uğruna bir çocuk celladına, çocuklara zorla tecavüz emri veren bir mahluka sahip çıkıyorsun? Bana sordun mu?
Bana bu utancı yaşatmaya hakkın yok Başbakan Erdoğan!
Etiketler: isyan
Çarşamba, Mart 04, 2009
Abdülkadir Kurt’u kim öldürdü?
Mehmet Altan/Star Gazetesi
Abdülkadir Kurt’u kim öldürdü? burayı tıklayarak okuyun lütfen. İnsanlık adına okuyun!
Nerede Hukuk?
Nerede Yargı?
Nerede Yasa?
Nerede insanlık?
Nerede oğullarımızı askere alıp, ölüme götürenler, kardeşlerini öldürtenler?
Başbakan, duy bu sesi! Adalet Bakanı, haydi yap gereğini.
Bu katiller nerede?
Bu dava neden 16 yıl gezdi?
Hukuk "bağımsızdır" diye tepinenler nerede?
Bizim ülkemizde hukuk kimler için bağımsız?
Yarın benim başıma gelip gelmeyeceğinin hiçbir garantisi yok!!!
Etiketler: isyan
Salı, Şubat 10, 2009
Açıklama İstiyorum!!! Hukuk???
Mukaddes Eruygur'dan Hukuk Camiasını Sarsacak Skandal Sözler! - The most amazing bloopers are here
Etiketler: isyan

















