“Sular yükselince, balıklar karıncaları yer... Sular çekilince de karıncalar balıkları yer... Kimse bugünkü üstünlüğüne ve gücüne güvenmesin.. Çünkü kimin kimi yiyeceğine "suyun akışı" karar verir... Afrika atasozu

Cuma, Ekim 13, 2006

Nobel, Orhan Pamuk ve Duygularım


Nobel sevinci ve Fransız utanmazlığını aynı günde yaşamış bir Türk vatandaşı olarak, çok gururlandığım bir sevinci ve Voltaire'in kendisiyle barışık kalamayan ayıplı torunlarının utancını orient bir tevekkül ile karşıladım dün. Perdeli bir mutluluk oldu benimkisi.

Orhan Pamuk ülkemizde haklı saldırılara uğradı, siyasî beyanlarından ötürü. Herşeyden öte, ifade ettiği Ermeni katliamına dair konuşması "söylemden" öte geçemedi ve kendisi de bir tarihçi olmadığından, bunları belgelere dayandırmadı. Bunun dışında, elbette ki, bir yazarımızın böyle bir söylemi, sanki birilerine yaranmak istermişcesine, ülkesinden uzakta dile getirmesi, kendi vatandaşlarını, aynı havayı soluduğu, aynı kaderi paylaştığı, aynı caddeleri arşınladığı insanları irkiltti. Ancak, o dönemler kazan kaldıranlar da, en az onun kadar suçludur. Zira, bu söylemde bulunan bir insana tepkisiz kalınması düşünülememekle birlikte, kitaplarını yakmaya kalkmak, aforoz etmeye çalışmak, uygar bir topluma yakışmayacak bir tavırdı. En azından ben kendime bu davranışı yakıştırmadım hiç bir zaman.

Pamuk'un yazdıkları bana hiç bir zaman "sıcak" gelmedi. Ancak, yine de okudum. Piyasada yazar olarak anılan bir çok yazandan çok daha iyi bir yazardır kendisi. Beğenseniz de, beğenmeseniz de, güneşi balçıkla sıvamamak gerekir. Türk diline hakimiyeti çok iyidir, olayları gözlemleyişi mükemmeldir. Özellikle "Cevdet Bey ve Oğulları", bir dönemin Türkiye'sine çok belirgin bir ışık tutmuştur.

Edebiyat dünyasından pek fazla sevinen çıkmadı ülkemde. Asıl üzücü olan budur. Acaba, bunun altında, "Neden o? Ben değil?" kıskançlığı mı yatmaktadır? Yoksa, kafatasçı bir zihniyetle mi bakılmaktadır? Kestiremedim açıkçası. Ben, daha büyük bir mutluluğun yaşanmış olmasını dilerdim.

Farkında mısınız? İlk defa ülkemizde bir Nobel mutluluğu yaşanıyor. Bu buruk kalmamalı. Kaldı ki, bugün ortalarda yazar diye dolaşanların, oturup bir daha düşünmesi gerekecek ne yazdıklarını. Popülarite sağlamak amacıyla birşeyler karalamak başka birşeydir, "edip" olabilmek başka birşeydir.

Umalım ki, bundan sonra yayınevlerimiz de, gerçekten değeri olan, "edip"lerimizn önlerini açsın. Değerli bir eseri, "Bu prim yapmaz" deyip, yazarların popüler kimliklerine göre değerlendirmesin. Eminim, yeni palazlanmakta olan, ama popülariteleri olmadığından, bir kenarda kalmış ve gözyaşı dökmekte olan onlarca, belki de yüzlerce yazar vardır, bugün birçoğumuzun tanımadığı. Umalım ki, yayınevlerine de kalite gelsin de, bundan sonra "edip" ile, bilgisayar başında seks fantezileri üretip, bunları kaleme alanları payelendirmesinler. Asıl utanç duymanız gereken bu olmalıdır değerli edebiyat severler.

Orhan Pamuk'un şahsına uzak bir mesafedeyim. Yukarıda da andığım siyasî çıkışı beni de derinden üzmüştür. Ancak, farkında mısınız? Türkiye Nobel ödülü sahibi oldu. Bunun için de kesinlikle bu olay beni çok mutlu etti ve Sayın Pamuk'a teşekkür ederim.

Kendisine olan siyasî kırgınlığımdan ötürü kendisini kutlamıyorum, ama dediğim gibi, Nobel büyük bir ödüldür, ülkemizde de yayınevlerini ve "edip" kimliğine haiz olmayan kişileri de sorgulamaya iteceğinden, Nobel'imiz kutlu olsun; teşekkür ederim Orhan Pamuk, diyorum.

13/10/2006
Birsen Şahin

1 Comments:

Blogger xprodoksit said...

NOBEL Gerçekten çok büyük bir ödül ama veriliş neden ve zamanlaması çok kötüydü. Aslında 2-3 ay sonra biz millet olarak O.PAMUK'un dediklerini unuturuz ama sevinmeliydik şööyle doyasıya maalesef olmadı.

Keşke sözleri yerine kalemi ile alsaydı.

Bu arada kitaplarını yakanlar, hatta yasaklayan zihniyetede karşıyım ben severek okudum genede okurum. Neticede o sadece yazar ve Tarihçi değil memlekette bunca tarihçi varken ve aksini belgelerken bir yazarın kendi uzmanlık alanı dışındaki bu sözlerine gösterilen itibarda sanırım klasik haçlı zihniyetinin yansıması gibi geldi bana.

Neyse inşallah bir gün NOBEL'i alırsında bol bol seviniriz.

Ekim 14, 2006 10:11 ÖÖ  

Yorum Gönder

<< Home

Seninle gurur duyuyorum

kalbim seninle

Edith Piaf - La Vie En Rose
by bigproblem11